ÇOCUKLAR HANGİ HASTALIKTA OKULA GİTMESİN?

Çocuğunuz hastalandığında bir süre okula gitmemesi gerekiyor. Süre ise hastalığa göre değişebiliyor.
Yeni okul yılının başlamasıyla ilk hastalıklar da yuvalarda ve okullarda baş gösteriyor.

Biz çocuk doktorları olarak klasik sonbahar sorularını almaya başladık bile. Dün aldığım bir e-posta’da, takip ettiğim 4 yaşındaki bir hastamın annesi el-ağız-ayak hastalığı geçiren oğlunun, ne zaman okula dönebileceğini soruyordu. Sevgili anne, hem çalıştığı için oğlunun evdeki bakımını ayarlamak hem de yuvaya geri döndüğünde başka çocukları hasta edebileceği için bilgilenmek istiyordu.

ÇOCUKLAR HANGİ HASTALIKTA OKULA GİTMESİN? Resim Galerisi

Sonraki ÇOCUKLAR HANGİ HASTALIKTA OKULA GİTMESİN? Resmi İçin Resmin Üzerine Tıklayın.


Her enfeksiyon okuldan alıkoymayı gerektirmez. En sık görülen ve okula gidilmesini engellemeyecek durumlar: Orta kulak enfeksiyonları, ağız kenarında soğuğa bağlı çatlaklar, 5. hastalık, ateşi düştükten sonraki 6. hastalık, idrar yolu enfeksiyonları, siğiller ve pamukçuk.

Üst solunum yolu enfeksiyonları: Eğer çocuğunuz nezle ve halsizse, 1-2 gün evde dinlenmesi iyi gelir. Nezlenin ilk günleri en bulaşıcı olduğu zamandır. İlkokul çağı ve öncesinde en sık görülen hastalık olan nezle, diğer çocuklara burun akıntısı, öksürme veya hapşırma sırasında, havaya salınan damlacıkların etrafa konması veya ellerle etrafa sürülmesiyle bulaşır. Ufak çocuklara öksürürken veya hapşırırken ağızlarını elleriyle değil, bir kağıt mendille kapatmaları öğretilmelidir. Çocuğunuzun okul çantasında her zaman kağıt mendil bulundurmalısınız. Nezle iken ellerini sık yıkamalarını da sağlamalısınız.

İshaller: El yıkama ve tuvalette iyi hijyen kurallarını takip etmek ishalin bulaşmasını önlemek için son derece önemlidir. Günde 3-4 kere sulu dışkılama ishal demektir, çoğunlukla etken virüstür ve adı konmayabilir. Ancak ishal dışkısı kanlıysa ve ateşi yüksekse mikrobik ishal demektir, dışkı tetkikleri yapılarak adı konmaya çalışılmalıdır. Eğer günde 2 kere veya daha sık sulu dışkılaması varsa çocuğunuzu okula göndermemelisiniz.

Boğazda beta enfeksiyonu:
Boğaz ağrısı, ateş, halsizlik, yutkunamama gibi belirtiler boğazda bademcikler seviyesinde beta streptokok mikrobunun kısaca ‘beta enfeksiyonunun’ başladığını düşündürür. Diğer çocuklara tükürük yoluyla bulaşır. Hızlı beta testiyle tanısı konulabilir. Birçok üst solunum yolu virüsleri, boğazda ağrıya neden olur. Beta tanısıyla antibiyotik tedavisi başlandıktan 24 saat sonra eğer ateşi düşüp iyi hissederse çocuğunuz okula geri dönebilir. Ancak 7-10 gün antibiyotik devam ettirilmelidir.

Kırmızı ve yaşaran göz: Gözlerde yaşarma ve kızarıklık, bazen ateşle de seyredebilir. En sık adenovirus
denilen bir virüs nedeniyle olur. Bu göz enfeksiyonu çok bulaşıcıdır. Ellerle, gözün değdiği yastıkla ve mendille başkalarına bulaşabilir. Virüs mü yoksa mikrobik bir göz enfeksiyonu mu olduğu doktor tarafından değerlendirilmelidir. Virüs ise özellikle yuva çocuklarının göz akıntısı geçene kadar evde izlenmesi uygundur.
Suçiçeği: Çocuğunuza suçiçeği aşısı yaptırdıysanız ağır suçiçeğinden yüzde 70-90 oranında korumuş olursunuz. Son yıllarda aşılı çocuklar 5-10 adet döküntü ile suçiçeğini geçirirler. Klasik öneri, son çıkan sivilcenin de kabuklanmasına kadar çocuğunuzun evde kalmasıdır.

El-ağız-ayak hastalığı: E-posta ile bana soru soran annenin oğlunun geçirdiği virüse bağlı ellerde ve ayak tabanında nokta nokta kızarıklıklar ve ağızda aftlarla seyreden, ateş de yapabilen bir hastalık. Çocuğunuzun ateşi düşüp, ağız yaraları geçip salyasını yutkunabilmesi önemlidir. Ellerde ve ayak altında soyulmalar haftalarca seyredebilir. Çocuk birkaç gün, ateşi düşene kadar evde dinlenebilir.

Cilt abseleri ve enfekte yaralar: Derideki enfekte yaralar kapatılması zor bir yerde ise, ateş, kızarıklık ve akıntı varsa kuruyana kadar başka çocuklarla teması kısıtlanmalıdır. Antibiyotik tedavisiyle ve yara bakımıyla gerekli tedavi başlandıktan ve kontrol altına alındıktan sonra okula dönebilir.

Yorum Yaz