Kışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Gardıroplarımızda oldugugibi, cildimiz için de kış hazırlıkları başladı. Güneşli, keyif veren mevsim yaz bitti ama geride bize cildimizde oluşan lekeleri bırakmayı da ihmal etmedi. Peki, tamamen lekesiz bir cilt mümkün müfHangi işlemler daha güvenliflşte bu soruların cevaplarını sizler için detaylı olarak anlatıyorum… nurbilenyavuzer

Biliyorum bunu duymaktan çok hoşlanmıyorsunuz ama yaz bitti! Yine çok çabuk geçti ve kısaydı… Bana kalırsa iyi ki de öyle. Bu hâliyle bile cildimizde yeterince hasar bırakıyor. Bir de uzun sürseydi kim bilir neler olurdu? Yaz ayları keyifli olduğu kadar biz kadınların ciltleri için de son derece acımasız. Tüm yaz kendimizi ne kadar korumaya çalışsak da izleri bir şekilde yüzümüze ve hatta vücudumuza yerleşiyor. Şimdi elinize bir ayna alın ve dikkatlice cildinize bakın. Üçdört ay öncesine göre daha yorgun ve yıpranmış değil mi? Bazılarımızın cildi yağlandı ve gözenekleri açıldı. Bazılarımızın da cildi kurudu ve daha gergin. Bunların dışında ise cildimizde gözümüze en çok çarpan ise lekeler. Bu lekelerden bir türlü kurtulamıyoruz. Kışın tonları açılır gibi oluyor; önlemler alıyoruz, işlemler yaptırıyoruz. Haziran ayıyla beraber tekrar kendilerini göstermeye başlıyorlar. Üstelik kullanmadığımız güneş koruyucu kalmıyor. Şemsiyenin altında geçen en güzel saatlerden ve bana göre en rahatsız tatil aksesuarı olan o kocaman şapkalardan hiç bahsetmiyorum. Peki, bu lekeler nedir ve neden olurlar? Tamamen kurtulmak mümkün mü ve hangi işlemler güvenli?

Derimiz güneş ışınları ile karşılaştığında kendini korumaya çalışıyor ve tenimizde bir koyulaşma meydana geliyor. Üstelik direkt ışınlar kadar, gölgede korunduğumuzu sandığımız ama maruz kaldığımız indirekt ışınlar da etkili. Bu süreçte iki temel değişiklik karşımıza çıkabiliyor; güneş lekeleri ve benler.

Her iki durum da aslında ultraviyole ışınlarının derimizde bıraktığı hasarlanma ile tetikleniyor. Bu hasar çoğu zaman deride koyu renkli kalıcı lekeler olarak karşımıza çıkıyor. Bunlara da güneş lekesi diyoruz. Bu lekelerin ortaya çıkışında UV ışınları kadar büyük rol oynayan bazı faktörler var. Genetik eğilim, doğum kontrol hapı kullanımı, gebelik ve bazı kozmetik ürünler…

Deri tipi ve rengi, yaş ve genetik altyapı da yine cildimizin lekeye karşı dayanıklılığı açısından önemli. Her ne kadar açık renk ve hassas ciltler güneş lekelerine daha yatkın olsa da, koyu tenler de aynı şekilde etkilenebiliyor. Hatta çoğu zaman kalın ve koyu renk cilt tipindeki lekeler çok daha inatçı ve kalıcı olabilir. Yüz bölgesinde lekelenmeye en yatkın bölgeler, dudak üstü, alın ve yanaklar. Özellikle dudak üstleri diğer bölgelere nazaran daha çabuk kararıyor ve sonrasında tedavisi zor oluyor.

Bu satırları okurken belki de lekeler çoktan yüzünüze yerleşmişti. Benim öyle maalesef… Bir taraftan yazıyorum, diğer taraftan da karşımdaki küçük aynada, alımdaki haritaya benzer kocaman lekeye üzülerek bakıyorum. Benimjenerasyonum bilir, biz bronzlugun çok popüler olduğu bir gençlik yaşadık. Öyle şimdiki gibi değil, ahşap rengi olana kadar yanardık. Yetmezmiş gibi bir de solaryuma girerdik. Eskiye dönüp değiştirmek istediğin ne var diye sorarsanız; kesinlikle acımasızca güneşlenmemiş ve solaryuma hiç girmemiş olmak isterdim. Sonradan anladım ki, bu cildime yapabileceğim en kötü şeymiş. Öyle derin ve koyu lekeler belirdi ki yüzümde, denemediğim yöntem kalmadı diyebilirim. Geçtiğimiz kış uyguladığım işlemlerden sonra beyaz tenli bir kadın oldum. Hem de sağlıklı bir cilt yaşı ile… Geçen yaz da

Güzellik cildimi çok iyi korudum ve neredeyse hiç lekelenmedim. Fakat bu yaz hamilelikle beraber o meşhur chloasma ya da daha yaygın adı ile ‘hamilelik lekesi’ ile tanıştım. Hormonlar melanin üretimini artırıyor ve cilt bu artışa maalesef uyum sağlayamıyor.

O veya bu sebepten oluşan lekelerden şikâyetçiyseniz; tedavi yöntemleriyle ilgili de yavaş yavaş araştırma yapmaya başlamış olmalısınız. Çünkü önümüzde, eylül sonundan nisan ayına kadar altı aylık bir zaman var. Zaten leke tedavileri de çoğu zaman uzun soluklu ve kontrollü olmalı.

Peki, lekelerden tamamen kurtulmak mümkün mü? Bunun aslında tek bir cevabı yok. Çünkü lekenin tipini, derinliğini, yaşını iyi analiz etmek önemli. Sizin cilt tipiniz de yapılacak işleme karşı olan toleransınızı tespit edebilmek yine çok önemli. Leke ile savaşırken, cildinizi gereksiz inceltmek, sonrasında daha çabuk yıpranmasına sebep olabileceğinden, adımların çok kontrollü olması gerekir. Bu durum iyi yaş almak için sadece bugünü değil yarını da düşünerek atılması gereken bir adım. Bazı lekelerden tamamen kurtulmak mümkün. Bazıları ise mutlaka az da olsa kalıyor. Yapılan işlemlerden sonra cildiniz için sanki size yeni bir şans verilmiş gibi oluyor. Eger aynı hataları yapmazsanız, gerçekten iyi korursanız ve bakarsanız lekeler eskisi kadar koyulaşmıyor.

Fakat güneş gördüğü ilk andan itibaren bir kısmı mutlaka geri geliyor. Leke tedavilerinde bilinen uygulamalar kadar teknoloji ile hayatımıza hızla giren yeni cihazlar da var. Fakat siz, cildinize uygun olan ve en sağlıklı sonuç verecek tedavi şeklini bir uzmana bırakmalısınız. Söylediğim gibi lekenin ve cildinizin gerçekten de iyi analiz edilmesi bu süreçte çok önemli. Bu konuda da yine bir uzmana danışmaksınız.

Kışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır? Resimleri




Kışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_0.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_1.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_9.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_8.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_6.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_11.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_22.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_27.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_17.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_12.jpgKışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?_13.jpg

Yorum Yaz