Yaz İçin Fit Kalma Sırları

Covid-19 Pandemisi dışında dünyada artmış olan gerilim, uluslararası politikalar ve ilişkilerdeki farklılıklar, seyahat kısıtlaması hem yurt içi hem yurt dışı uzun süren seyahat kısıtlaması ve birtakım aksesuarlar ile kombine yaşamaya başlamamız, maskeler, siperlikler , eldivenler, dezenfektanlar, cep kolonyaları gibi artık bizi bambaşka bir bağışıklık sistemi, farklı bir sindirim sistemi hatta daha da farklı bir ruh haline doğru süratle götürmeye başladı.

Tabii ki her şey bilimle ilgili, doğru beslenme, spor ve egzersiz, antioksidanlar, düzenli bir uyku, sağlıklı bir cinsel hayat, obeziteye karşı korunma, stres yönetimi, bağışıklık sistemini güçlendirme bunlar çok önemli ama dünyamız özellikle şu önümüzdeki dönemde çok farklı bir elektromanyetik alana ve farklı bir foton kuşağı ilişkisine giriyor. Yaklaşık 11 bin yılda bir olan bir döngünün içerisine giriyoruz. Dünyanın, güneş sistemimizin, Samanyolu Galaksisi içerisindeki yörüngesine göre farklı elektromanyetik ilişkiler ve foton ışınları etkisine maruz kalıyoruz. “Bunun sağlık ile ne ilgisi var?” demeyin.

Yaz İçin Fit Kalma Sırları Resimleri



Çünkü bilinç düzeyimizle, fizyolojimizle, bedenin birçok fonksiyonları ile çok fazla ilişkisi var. Bu yeni enerji değişikliğinde; farklı virüsler, farklı bakteriler, farklı mikroorganizmalar, farklı ruhsal davranışlar, farklı gıda özellikleri ile karşı karşıya kalacağız. Bunun en büyük özelliğinden bir tanesi, güneşteki bu kara lekelerin ve patlamaların uzun süredir olmaması. Güneş, 11 yılda bir böyle bir döngünün içerisine giriyor ve biz şu an o döneme girdik. Bunun orta ve uzun vadedeki etkileri, özellikle bu yaz ki etkileri tam önceden kestirilememekle beraber aşırı sıcak bir yaz veya beklenmedik ani soğuk hava ve yağışlar, ani iklim değişiklikleri gibi çok çeşitli etkileri olacak. Çünkü uzun süredir güneşte patlamalar olmuyor.

YOL AYRIMINA GELDİK KARAR ZAMANI

Şimdi neden böyle bir giriş yaptım? Çünkü dünyamız ve güneş sistemimiz artık tamamen eskisi gibi bir kozmik yapıda olmayacak. Bu; gıdalara, hayvanlara, insanlara, atmosfere, deniz canlılarına, bitki örtüsüne, meyvelere, tahıllara, baharatlara, kısacası her türlü gıdaya yansıyacak. Zaten son yıllarda GDO‘lu gıdalar, hayvanların ve hayvancılığın farklılaşması, fast-food’taki artışlar, obezitedeki artış , açlıktan değil, aşırı yemekten hastalıkların çıkması gibi pek çok ön işaretlerini gördük. İşte bu noktada tarafımızı seçmek durumunda kalacağız. Rastgele yaşayan, fast-food’lar ile beslenen, fazla miktarda şeker, tatlı, mısır şurubu kullanan, GDO’lu gıdaları hiç düşünmeden bolca tüketen ve her geçen ay, her geçen yıl daha da obez olan, obeziteye giden bir kişi mi olacağız yoksa egzersiz yapan, ruhuna iyi bakan, kilosuna dikkat eden, doğru vitaminleri, antioksidanları alan ve uykusuna dikkat eden, sağlıklı bir cinsel yaşantısını oturtmaya çalışan daha sağlıklı bir birey olarak mı bu yolculuğumuza devam edeceğiz? İlk önce bunun kararını vermek lazım. Çünkü kesin ve net karar vermek, kendimize yeni bir yazılım programını “download etmek/ yüklemek” gibidir. Yani kendimize yeni bir format atmak, kendimizi güncellemek gibi.

Uzun bir giriş yaptığım için özür dilerim ama artık yeni çağa ayak uydurmak lazım. Çünkü eskiden hiç tanımadığımız vücuda yerleştirilen çipler, koronavirüs ve belki çok daha farklı mikroorganizma enfeksiyonları, 5G ve daha sonra 9G’ye kadar gidebilecek olan hızlı değişiklikler ve hiç aklımıza, hafızalarımıza gelmeyecek olan değişiklikleri göreceğiz. Çünkü Satürn Kova burcuna girdi ve gittikçe Kova çağına doğru
ilerliyoruz. Teknoloji hayatımızın her alanına artı veya eksi olarak girecek.

Şimdi biz bu yaza gelelim, nasıl hazırlanacağız?

Kesinlikle mevsimsel, mümkünse daha yerel, taze, mümkün olduğunca tam organik yok ama daha doğala yakın ve abartılı olmayan bir şekilde beslenmeye çalışacağız. Çünkü yeni trend, daha azla yetinmek, bağımlılıkları azaltmak.

Yazın bazen tehlikeli olabilecek olanlar; brokoli, Brüksel lahanası, beyaz lahana, onun dışında yani bu çok sülforafan bileşikleri kışın sağlıklıdır ama yazın bunlar misli ve misli arttığı için de daha da ağır kokar ve hatta fazla yersek zehirler. Yazın da sağlıklı zannedip bu bileşikleri yemeyeceğiz. Yani her şeyin mevsiminin ürünlerini tüketeceğiz. Bu balıklar için de geçerli, meyveler için de geçerli. Ama kışın herkesin domates yemesi kadar yanlış bir şey yok.

Mutlaka haftada 2 gün balık, haftada 1 gün veya 2 gün serbest gezen tavuk, haftada 1-2 kez doğal ve işlenmemiş kırmızı et bunlardan tüketmek lazım yani yeterince protein almak lazım. Ama burada veganlara veya vejeteryanlara çok saygım var. Global ısınmaya karşı ve hayvanların yaşam hakları için çok doğru bir felsefe üretiyorlar ama Türkiye de vegan veya tam bir vejeteryan olarak yaşamak çok kolay olmadığı için ben bunu normal beslenmeyi uygulayan kişilere yönelik bir liste vereceğim.

Bakliyatlar Türk toplumunda çok kullanılırdı maalesef yaşamımızdan büyük ölçüde çıktı bakliyatlar. Oysa börülce, kuru fasulye, nohut, sarı mercimek, kırmız mercimek, yeşil mercimek gibi aklınıza gelebilecek olan bütün maş fasulyesi, siyah fasulye, Meksika fasulyesi, kırmızı fasulye bunları mümkün olduğunca haftada 2 hatta belki 3 kere tüketmek hem bitkisel protein hem de bağırsak kanserine karşı korunmak ve kolesterolün düşmesi için oldukça faydalıdır.

Yazın starı ev olmazsa olmaz en önemli yağı, soğuk sıkma sızma zeytinyağı, ikincisi ise Ghee (sade yağ)

Tereyağını bir tencereye koyup, en kısık ateşte sürekli tahta kaşık ile karıştırarak eritin.
Yüksek ateş kullanmayın, aksi takdirde yağı yakabilirsiniz.
Yağ eriyip tıkırdarken, bir taraftan tortular dibe çöker, diğer taraftan yağın üzerinde devamlı köpük ve kaymak oluşur.
Bunları da bir tahta kaşık ile alın. Yaklaşık yarım saat boyunca tüm tortular tamamen gidene kadar bu işlemi yapın.
Altın rengini almış, şeffaf, mis kokulu sade yağınız tüketilmeye hazır halde oda ısısında soğutulmaya hazır…

SAĞLIKLI ICE TEA TARİFİ

1,5 lt kaynar suyun içerisine 2 kabuk tarçın, 4 karanfil, 1 yemek kaşığı yasemin, 1 yemek kaşığı yeşil çay, 1 yemek kaşığı hibiskus, koyun. 5-6 dakika demlensin. Sonra hepsini süzüp çıkartın. Soğuduktan sonra içerisine 1 kahve fincanı kadar bal veya hurma şurubu veya meyve şekeri karıştırın. Yarım limon suyunu sıkın. 2 küçük şişe soğuk maden suyu dökün.

Üstüne iyice soğutacak kadar buz ekleyin. Servis yaparken her bir bardağın içine ince bir dilim tranş limon ve 2-3 yaprak taze nane atın. Hem serinletir hem antioksidandır. Hem de Hibiskus ve limondan dolayı C vitamini kaynağı hem de maden suyundan dolayı yazın ter ile kaybettiğimiz iyon ve minerallerin bir kısmını geri alırsınız. Yazın ben genelde mümkünse 2 öğün beslenmeyi öneriyorum.

Yorum Yaz