Sezgi Sena Akay

SEZGİ SENA AKAY Kimdir? Resimleri Fotoğrafları

GÜZEL VE AKILLI ACI AŞK DİZİSİNDE MELEK KARAKTERİNE HAYAT VEREN GÜZEL OYUNCU SEZGİ SENA AKAY, NET VE DOBRA BİRİ.

Oyunculuk, hayatına nasıl dahil oldu?

Aslında oyunculuk fikri kafama çok küçük yaşlarda girdi. Ben daha 11-12 yaşlarındayken babamı kolundan tutup Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne götürmüş ve eğitime başlamak istiyorum demiştim. Ancak o zamanlar Galatasaray’ın alt yapısında voleybol oynadığım için vakitsizlikten ve yoğunluktan başlama şansım olmadı. Çok küçük yaşlarda olduğum için ailemin de önerisiyle spora devam etme kararı aldım. Ama zaman içinde gördüm ki benimki heves değil tutkuymuş. Best Model yarışmasında önce Türkiye, sonra da dünya birincisi olduktan sonra kapılar açılıp oyunculuk teklifleri gelmeye başladı. İlk projem Zeytin Tepesi’ydi. Ancak sadece 7 bölüm sürdü ve yayından kalktı. Proje süreci devam ederken kendimi eksik hissettim çünkü çok tecrübesizdim ve kendimi bu alanda alacağım bir eğitimle geliştirmem gerektiğini düşünüp Craft Oyunculuk Atölyesi’ne gitmeye başladım. Daha sonra da Acı Aşk için audition a girdim. Sevgili Erol Avcı ve yönetmenimiz Çağatay Tosun bana güvenip beni projeye dahil ettiler. Ve Melek karakteri ile tekrardan izleyici karşısına çıktım.

Sezgi Sena Akay Photo Gallery



Peki oyunculukla ilgili geleceğe dair hayallerin neler? Oyunculuk eğitimi ve kendini geliştirmek, hiç bitmeyen bir süreç. Benim de amacım her projemde farklı karakterleri canlandırıp daha özgün, daha çeşitli bir oyuncu olmak. Her projede kendime bir şeyler katıp, kendimi iyi bir oyuncu olmaya en yakın seviyeye taşımak istiyorum. Gün be gün ilerlemek ve ileride insanların severek takip ettiği güçlü bir oyuncu olmak en büyük hayalim. Kendi karakter özelliklerinde sevdiklerin ve sevmediklerin diyecek olsam?

Sevdiğim özelliklerimden biri dürüst olmam. Ne olursa olsun karşıdaki kişide kötü bir tepki yaratacağını bilsem bile yalan söylemem. Benim için bir tane doğru vardır, bunu açık ve net bir şekilde her zaman söylemeyi tercih ederim. Diğer bir sevdiğim özelliğim de tutkulu olmam. Sevdiğim bir işi her zaman tutkuyla ve aşkla yapıyor olmam. O zaman hayat daha eğlenceli ve heyecan verici oluyor. En belirgin sevdiğim karakter özelliklerimden biriyse güçlü ve inançlı olmam. Bir şeyi istiyorsam, onu elde edememe şansım yok diye düşünüp, elde edene kadar çalışıp uğraşırım ve sonunda da istediğimi elde ederim. Çünkü bence bir insan bir şeyi gerçekten tüm kalbiyle istiyorsa ve inanıyorsa her şeyi yapabilir. Sevmediğim değil belki ama değiştirmem gereken özelliklerim de var tabii. Mesela bazen iyi bir dinleyici olamıyor ve anda kalmayı başaramıyorum. Aklımı, sürekli gelecekle ilgili yapmam gerekenler ya da ufacık bir olay meşgul edebiliyor. Bir diğer rahatsız olduğum özelliğim ise çabuk parlıyor olmam. Aslında sinirli ve gergin bir yapım olmamasına rağmen bir şeye hemen sesim yükselebiliyor. Bu çok kısa sürse de yine de zaman zaman kalp kırabiliyorum. Nasıl bir çocukluk geçirdin? Şu an çocukluk hayallerine ne kadar yakınsın?

Küçük bir ailede, tek çocuk olarak sevgi içinde büyüdüm. Annem, babam ve ben çekirdek bir aile olarak her zaman birlikteydik ve hep birbirimize destek olduk. Çok tatlı, sevecen, iyi kalpli, bana her zaman destek olan, benim fikirlerime hep önem veren, söz hakkımın her zaman olduğu, beni çok seven ve sayan bir ailede dünyaya geldiğim için hep kendimi şanslı hissetmişimdir. Spor ve okul arasında gidip gelen sakin ve dingin bir çocukluk geçirdim ta ki 10 yaşımda voleybola başlayana kadar. Spor hayatıma iyice girince tabiki daha yorucu ve hareketli bir hayatım oldu ama geri dönüp baktığımda huzur ve mutluluk dolu bir çocukluk hatırlıyorum. Şu anda çocukluk hayalimin tam da içindeyim aslında, sevdiğim işi yapıp şükrediyorum. Güvendiğim insanlarla çalışıp, her geçen gün oyunculuk adına yeni bir şeyler öğreniyorum. Daha ne olsun (Gülüyor).

Dinlenmek senin için ne yapmaktır?

Dinlenmek, benim için uyumak değil bir kere onu baştan söyleyeyim. Çünkü uyuduğum zaman kendimi daha sersem hissediyorum. Onun yerine güzel bir kahvaltıyla güne başlayıp, spora gitmek beni rahatlatır. Kitap okumak, film izlemek kafamı dağıtır ve beni dinlendirir. Doğada vakit geçirmeyi de çok seviyorum, bu fırsatı yakaladığımda kendimi çok dingin ve sakin hissediyorum. Doğada sadece huzur var, bu da kendimi dinlememi ve enerji toplamı sağlıyor.

Modayı takip eder misin?

Modayı takip ederim ama bağımlısı değilim. Stilini beğendiğim insanlar üzerinden modayı takip etmeyi tercih ediyorum. Mesela, Olivia Palermo’nun tarzını çok beğeniyorum ve onu yakından takip ediyorum. Instagramda beğendiğim moda sayfalarını takip ederek vakit geçiriyorum ve istediğim bir şey olursa da internet üzerinden satın alıyorum,

Türkiye’den ve dünyadan takip ettiğin modacı ve tasarımcılar kimler?

Türkiye de Özgür Masur’u çok beğeniyorum. Dünyada da Kari Lagerfeld, Elie Saab. Marc Jacobs takip etmekten keyif aldığım modacı, tasarımcı ve markalardan ilk aklıma gelenler. Takip etmemin sebebi, kendi stilime yakın bulmaktan ziyade özgün olmaları ya da sevdiğim modellerle çalışıyor olmaları. Bu isimler, ilgimi çeken ve çok farklı defileler yapıyorlar.

Vazgeçemediğin, takıntılı olduğun giysi ya da aksesuar var mı?

Vazgeçememek veya takıntılı olmak değil de sadece şapka ve yüzük takmayı seviyorum diyebilirim. Onun haricinde mesela diğer aksesuarlar bana çok uzaklar, ben hemen giyinip çıkmayı sevenlerdenim. Aslında çok güzel bloglar takip ediyorum ama o parçaları bir araya getirip kullanmak bana çok uzak. Deri pantolon ve deri ceket kullanmayı seviyorum ama her zaman skinny bir jean’in hayat kurtaracağına inanıyorum.

Hem kendi adına, hem de karşı cins adına güzelliği nasıl tanımlarsın?

Güzelliği cinsiyete göre ayırmıyorum ve kesinlikle bunun bir enerji işi olduğunu düşünüyorum. Bu, kadın içinde erkek içinde geçerli bence. Güzellik benim için içten bir gülüş, güzel bakan gözler ve ağızdan çıkan sözlerdir. Ve bence bir insanı güzel yapan en önemli şey de zekadır. Başarılı ve işini iyi yapan insanlar da bana her zaman çekici ve güzel gelmişlerdir.

Bir erkekte ilk olarak ne ilgini çeker?

Hali, tavrı, oturması, kalkması sanırım. Bir erkeğin hareketlerinde sakillik olmamalı bence, insanlarla diyaloğu da önemli benim için. Ama ilk baktığım ayrıntı gözleridir. Güzel bakacak ve beni gerçekten dinliyecek. Samimi olması da bir diğer etken tabii. Aşık olduğunu nasıl anlarsın? Bu aralar aşık mısın?

Aslında hiç aşık olmadım diyebilirim. Tabiki etkilendiğim, beğendiğim, birlikte vakit geçirmekten keyif aldığım ve çok sevdiğim insanlar oldu ama henüz aşık olduğumu düşünmüyorum. Bence aşk; insanı psikolojik ve fizyolojik olarak etkileyen çok başka bir şey ve sanırım ben daha o duyguyu tatmadım, ilişki bence çok emek isteyen, yorucu birşey. O yüzden ben şu an bir ilişki için sanırım biraz bencil kalıyorum. Bir daha yapacağımız röportajda bu soruya daha güzel bir cevap vermeyi diliyorum (Gülüyoruz).

Son olarak gündemindeki projelerden konuşalım mı?

Şu an Acı Aşk dizisinde Melek karakterini canlandırıyorum. Bu proje, ilk defa başrol deneyimini yaşadığım için benim çok değer verdiğim, özendiğim ve keyif aldığım bir iş oldu. Çok değerli insanlarla tanışma ve çalışma şansı bulduğum bir okul gibi adeta. Cast’ımız çok kuwetli, çok deneyimli ve iyi oyunculardan oluşan bir ekip. Kamera arkası desen, herkesin işini iyi bildiği başarılı bir kadro. Herkesin mutlu olduğu ve eğlenerek geldiği bir setimiz var . Umarım böyle güzel şekilde ilerlemeye devam ederiz. Canlandırdığım Melek karakterinde, ilk okuduğumdan beri beni etkileyen ve çeken birşeyler olduğunu düşündüm hep. Çok güçlü gibi görünen ama aslında çok kırılgan bir yapısı var. Acı Aşk ve Melek karakterinin benim dönüm noktam olduğunu söyleyebilirim.

Yorum Yaz