Moda Tasarımcılarından Tasarım Tüyoları

TASARLARKEN NE KADAR ÖZGÜRSÜN?

Moda tasarımcıları kıyafetleri, koleksiyonları hazırlarken ne kadar özgür olabiliyor? Hayallerinin önce çizimde, ardından kumaşta hayat bulduğu bu yolculuk zorlu mu yoksa romantik mi? Beş tasarımcıya sorduk. Ve ideal dünyada neyi farklı yapmak istediklerini öğrendik.

Tasarlarken oldukça özgürüm. Bu, kendi sınırlarımdaki bir özgürlük. Sade ve yalın bir tasarım anlayışım var. Kaliteli kumaş, doğru bir kalıp ve fil ve hayalimdekine en yakın sonucu almak benim için çok önemli kriterler, işimde mutlu ve tatmin olduğum sürece hayalimdeki tasarımları yapmak benim için özgürlüğün ta kendisi.

Tasarım yaparken özgür olduğumu hissediyorum. Hı özgür olduğumu hissettiğim anları yaşıyorum… Hav dönüşmesi ve arkasından kumaşla buluşması, artık olduğumuz ama merak duygusunun en üst seviyeye bir süreç. Tasarımımın kalıba dökülmesi, kumaşla b sırasında makinenin başında ilk birkaç parçanın bİ görmek, bunları izlemek heyecanla karışık bir mutlt için gerçeklen bu kadar romantik yaşanıyor.

Moda Tasarımcılarından Tasarım Tüyoları Resim Galerisi

Sonraki Moda Tasarımcılarından Tasarım Tüyoları Resmi İçin Resmin Üzerine Tıklayın.


GELECEĞE DÖNÜŞ

Geçtiğimiz Ocak’ta 92 yaşında hayata veda eden Andre Courreges’in kurduğu Fransız modaevi Courreges, son derece yetenekli iki genç tasarımcı Arnaud Vaillantve Sebastien Meyi yeniden doğuyor! Bu sakin devrimin şık özeti huzurlarınızda.

Blog dergisinin köklü geçmişini oluşturan redaksiyon hikayeleri arasında, özel olarak övündüğümüz öyle bir tanesi var ki, bir dönemin tüm coşkusunu anlattığını söyleyebiliriz. 1 Mart 1965 tarihinde, Blog’in kurucusu He-lene Lazareff, Andre Courreges’in mini eteklerden oluşan koleksiyonunu sunacağı defilede, (ünlü tasarımcıya yardımcı olacak) yerini harekete imza attı: Derginin o sayısı basım aşamasındayken, tüm baskıyı durdurttu ve Knapp’ı, bir gecede her şeyi değiştirip, stilistik bir devrim yaratacak bir sayı hazırlamaya ikna etti. Uzay boşluğunda mini etekleriyle uçan kadınların unutulmaz fotoğrafları da böyle ortaya çıktı: Filmler karanlık odada yıkandı, negatifler kazınarak rötuşlar yapıldı ve dergi, gece yansı bir mobiletle baskıya yetiştirildi.

“La bombe Courreges” (Courreges Bombası) adı verilen sayı, isminin hakkım vererek büyük bir patlama yarattı. Bu şokla birlikte, 60’ların moda anlayışı da değişti. Bu sırada Helene, yakın arkadaşı Gabrielle Chanel’in öfkesine katlanmak zorunda kaldı. Chanel’e göre bu etekler akımın sevincini yaşarken, aileler durumdan pek de hoşnut değildi. Bu gerginlikler aslında, 68 Mayıs depreminin ön habercilerindendi.

IŞIK SAÇAN İKİ TASARIMCI

Blog yazı işleri 50 yıl sonra yeniden Courreges’le randevulaştı. Geçtiğimiz eylül ayında gerçekleşen defileye katılmak bizi hayli mutlu ancak mutlu bir ses tonuyla açıkladılar. Böylece, defile başlamadan, orada bulunan herkes, genç ve çekici tasarımcıların büyüsüne kapılıverdi. Biri 25, diğeri 26 yaşındaki Arnaud Vaillant ve Sebastien Meyer, konuşmalarının ardından defileyle Courreges adına Modaevinin kurucusu Andre’nin enerjisi ve çizgisine sadık bir koleksiyon gördük.

Özellikle kıyafetlerin sunumundaki gerçekçi radikalizm pek hoşumuza gitti: Çeşitli detaylarla zenginleştirilmiş sade bir etek, pantolon veya bluzla yaratılan dingin bir stil ortaya yalın da bir konsepte sahip defileyle gençlik enerjilerini yansıtırken, şu sözleri kullanıyorlar: “Kurucusunun ‘hazır giyim’ kavramını yarattığı, zamanında toplumu altüst etmeyi başarmış, kendi çağının hep bir adım önündeki bir markaya çalışmaya geldiğinizde ne yaparsınız? Aslında markadan da çok, tarihe miş bir isim… Dolayısıyla bize düşen rriüteva-zı bir koleksiyon hazırlamaktı. Gösterişli bir stil, fazlasıyla kibirli görünebilirdi, beldenle kıyafetlerin gerçekliğine odaklanmayırçtik.”

“KIYAFETİN KENDİSİYLE İLGİLENİYORUZ”

Koleksiyonu 20 parçaya tamamlamayı başardık. Bu gerçekten çılgıncaydı ve Opening Cetik hikayelerde aramıyoruz. Bir kıyafet, kendi hikayesini yaratır. Kruva&bir manto ya da sadece gömlekten daha tutkulu bir şeRbizim için. Klasik bir parçayı yeniden Copemi’nin kurucuları, “kıyafet için kıyafet” anlayışını benimsemişler, açıklıyorlar:” Biz, kıyafetin kendisiyle her şey, butikte de yer âfiyBr9atın alır almaz şaşkın bakışların hedefi olmadan giyebilirsiniz.”

“PODYUMDA NE KADAR DA YARATICI OLDUĞUMUZU GÖSTERMEK İÇİN GERÇEK HAYATTA GİYİLEMEYECEK BİR ŞEY SUNMAYA NİYETİMİZ YOK. KIYAFETLER GİYİLMEK İÇİNDİR ANCAK BAZEN BU GERÇEK UNUTULUYOR”

Jacques Bungert ve Frederic Torloling,

2011 yılında Fransız modaevi Courreges’in yeni sahipleri olmuştu. İlahi yaratıcıyı bulmak için önce perdeleri kaldırıp ışığın içeri girmesini sağlamak gerek. Bu sözden yola çıkarak, modaevi de yaratıcı yeni bir gücü bünyesine katmadan önce bazı düzenlemeler yapmak adına birkaç yıl bekledi. Jacqu-es Bungert, modaevinin yeni tasarımcıları hakkında şunları söylüyor: “Courreges’in hazır giyim taslağını hazırlayan stilistik devrimi, moda endüstrisinin gelişimiyle paralellik gösteriyor. Andre ve eşi Coqueline, modaevini teslim ederken bize güvendi. En çok da bu yüzden onların stilistik gramerini izleyecek yaratıcı yetenekler bulmamız gerekiyordu. Arnaud ve Sebastien’ın taze enerjilerini çok sevdik. Kıyafetle ilgili prag-matik bir anlayışları, dokuya dair sezgileri, endüstriye ilgileri ve geleceğe inançları var.

Hem inanç hem de temiz kalplilikle kendi markalarını spontane şekilde geliştirdiler.

Bu anlayış, modayı sonsuzluğa açılan bir kapı olarak gören Courreges’in felsefesine tamamen uyuyor.”

Bu çekici canlılık, Arnaud ve Sebas-tien’ın, Courreges’in yeni bölümünde yer almalarını sağlamış. Onlar Courreges’in bu efsanevi mirasının başlarını döndürmesine izin vermeyerek, ondan nasıl faydalanabileceklerine dair kafa yoruyorlar. “Elbette başta arşiv karıştırdık. Bugüne taşman ve elinizi kolunuzu bağlamaya müsait devasa bir geçmiş var. Ama biz daha çok stil üzerinden bir yarış oluşturmaya çabalıyoruz ve bu devasa arşive ancak teknik bir detayı, spesi- gibi, ellerindeki malzemeyle, ileriyi yansıtan formüller oluştu

Hata yapma şansımız yok, gösterişli bir iş bizi mahvedebilirdi. kendine has bilimi var ve biz daima yapabileceğimizin en fazla bir kesimi, özel bir üretim sırrını anlamak için başvuruyoruz, rarak modayı taçlandırmak istiyorlar.

Moda evine, insanlarla konuşarak ancak genel çerçevede düşünüyoruz.

Yorum Yaz