GÖZ ÇEVRESİ VE GÖZKAPAKLARININ HASTALIKLARININ TEDAVİSİ

Sevgili Okuyucularım, Bilindiği gibi göz, yapı olarak küçük olmasına karşın kendisini oluşturan dokuların çeşitlilik göstermesi ve kafatasındaki diğer organlarla yakın komşuluğu olması bakımından hastalık yelpazesi geniş bir organdır. Bu hastalıkların bazıları bizzat göz küresini tutarken, sayısı hiç azımsanmayacak bir grubu da göz kapağı ve göz yaşı kanalı gibi gözle sıkı temastaki komşu dokuları tutar.Bu komşu dokuları tutan hastalıklar göz sulanması, kızarıklık, akıntı, kaşıntı, yanma, batma ,görme azlığı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Göz sulanması yapan çok çeşitli nedenler vardır; Allerjik veya mikrobik konjunktiva (göz yüzeyini kaplayan doku) hastalıkları, Kuru göz sendromu, Göz kapaklarında gevşeklik, içe veya dışa dönme gibi şekil bozuklukları, gözyaşı yollarında darlık ve tıkanıklıklar en sıklarıdır.

Bu hastalıklar en küçükten en büyüğe her bireyde görülebilir. Bebeklerde ilk bir yaşa kadar ki devamlı sulanma ve eşlik eden çapaklanma ve kızarma gibi iltihabi durumlarda, akla ilk gelmesi gereken olası bir doğumsal gözyaşı kanal tıkanıklığıdır. Bazen gözyaşı kesesi şişkinliği de oluşabilir. Hastanın yaşına ve klinik bulgulara göre, gözyaşı kesesi masajı, kanalın sondalaması, silikon tüp yerleştirilmesi ve dakriyosistorinostomi gibi tedavi seçenekleri ile sorun çözülebilmektedir. Bir yaşa kadar masaja rağmen açılmayan kanallarda diğer üç yöntem düşünülür. Daha önce sondalama veya silikon tüp yerleştirme yapıldığı halde, sulanması devam eden hastalarda ameliyat gerekliliği doğar. Ameliyat sonuçları son derece başarılıdır.

goz cevresi ve gozkapaklarinin hastaliklarinin tedavisiHastaların büyük çoğunluğunda bir ameliyat yeterli olur. Yetişkin yaşa kadar tedavi edilememiş gözyaşı kanal tıkanıklıkları genelde tek veya her iki gözün gözyaşı kanalında görülebilen sulanma,çapaklanma,bulanık görme,kapaklarda şişme göz çevresinde yaygın iltihap tablosu ile ortaya çıkar. Bazen yüzün yarısına yayılan, akut dakriyosistit denilen şiddetli kese iltihapları gelişebilir. Teşhisinde en sık uygulanan muayene metodu olan gözyaşı kanalı lavajında gözyaşı kanalına verilen sıvının hastanın boğazına gitmemesi veya az miktarda geçmesi kanalın tıkanık olduğunu gösterir.

Bölgede oluşan iltihabı çözmek için verilen ilaçlar sadece iltihabı çözüp,tıkanıklığı açamadığı için, hastalığın tek kökten tedavisi cerrahidir. Dakriyosistorinostomi denen bu ameliyatta tıkanıklığın üstündeki bir seviyeden yeni bir gözyaşı kanalı oluşturulur. Bu işlem burun içinden veya ciltten girilerek yapılabilir. Cilt yoluyla yapılan teknikte ameliyatın başarı oranı daha yüksektir. Hastaların %95 ’inde ilk ameliyattan sonra düzelme olur. Lazer ve burun içi yolla yapılan ameliyatlardan sonra tekrar tıkanma olasılığı daha yüksektir.İlk ameliyattan başarılı sonuçlar alınamadığı veya nüks geliştiği takdirde ikinci bir ameliyat gerekir. Göz kapağı hastalıkları da sık görülen ve tıbbi veya cerrahi tedavilerle en iyi şekilde iyileştirilebilen hastalıklardır.

En sık görülenleri göz kapağı salgı bezlerinin iltihaplanması sonucu oluşan hordeolum (arpacık), iyileşemeyen arpacık artığı olarak kalmış kitle(şalazyon), kirpik dibi iltihapları (blefarit), Entropion (kirpiklerin ve kapağın içe dönmesi), Ektropion (kirpiklerin ve kapağın dışa dönmesi), Ptozis(göz kapağı düşüklüğü) ve gözkapağının iyi ve kötü huylu tümörleridir. Göz kapağı kenarına açılan yağ bezlerinin çıkışının tıkanması ve salgılarının bölgede birikmesi sonucu gelişen arpacık (hordeolum) denilen erken dönem iltihaplanma tedavi edilmezse ağrısız bir kistleşme (şalazyon) oluşur.

Tedavi göz kapağına sıcak kompres, antibiyotikli ve kortizonlu göz pomadları ile yapılır. 2-3 hafta sonra kaybolmayan kistlere cerrahi müdahale gerekir. Entropion (gözkapağı kenarının ve kirpiklerin göz yüzeyine temas edecek şekilde içe dönmesi), doğuştan veya edinsel olabilir. Çoğunlukla yaşlanmaya bağlıdır. Kronik enfeksiyonlar,kimyasal ve fiziksel yaralanmalara bağlı da gelişebilir. Kirpiklerin göz yüzeyine değmesi kızarıklık, yaşarma, batma, ışığa bakamama gibi şikayetlere yol açar. İleri durumlarda göz yüzeyinde yara açılabilmektedir.Tedavisi cerrahidir. Ektropion (gözkapağı kenarının dışa doğru dönmesi) sıklıkla yaşlanma sonucu oluşur. Ayrıca doğuştan, göz kapağını kapatan sinirin felci (yüz felci) ve yaralanmalar sonrası da gelişebilir.

Gözün açık kalması, kızarıklık, yanma ve sulanma gibi belirtileri vardır.. Ektropion’un da tek tedavisi cerrahidir. Doğuştan veya edinsel sebeplere bağlı üst göz kapağı düşüklüğü (Ptozis) görüldüğü yaş ve düşüklüğün seviyesine göre değerlendirilir. Doğuştan itibaren var olan göz kapağı düşüklükleri gözü, gözbebeği hizasına kadar örtüyorsa cerrahi tedavisinin hızla yapılması, kalıcı olarak göz tembelliği olmasnı engellemek açısından çok önemlidir. En sık nedeni, üst gözkapağını kaldıran kasın iyi gelişmemiş olmasıdır. Bunun dışında ptozis , yaşlılık, göz ameliyatları, sinir felçleri ve yaralanmalar sonucu da gelişebilir.

Ptozisin tek tedavisi cerrahidir. Göz kapağı ve göz çevresi tümörleri iyi huylu ve kötü huylu hücre tipi ve seyre sahip olabilir. Olası bir gecikmenin önlenmesi açısından görüldüklerinde vakit kaybetmeden cerrahi olarak çıkarılmalı ve kitle patolojiye gönderilmelidir. Bu ameliyatların büyük bölümü tüm uzman göz doktorları tarafından yapılabilirken, komplike hale gelmesi muhtemel ve ağır olguların okuloplastik cerrahlar tarafından ele alınması tercih edilmelidir. Gelecek ay erişkin dönem retina hastalıkları konusunda bilgi paylaşmak üzere.

Yorum Yaz